Ruhun Rengi Olur mu? (derKi'den)


Ey insan! Her şeyden önce Kendini sevmeyi bilerek Yerini kabul ederek Yaşamında ki SEN’i tanıyarak Kendini gerçekleştirsen keşke Nerede? Gerçeğinde… Nasıl? Merhamet göstersen, önce kendine, sonra bütüne Affetsen! Hizmetine sunulmuş her şeyin kıymetini bilsen Şükrederek Sabır, erdem, nezaket göstersen Elini uzatmayı, paylaşmayı bilerek… “Senden olanı” sevmek değil amaç Marifet “senden olmayanla” da bir olabilmekte Ruhun rengi olur mu hiç? Yanlışlamadan iyi, kötü, güzel, çirkin diye Ötekileştirmeden yaşayabilmek Kucaklaman, inanman gerek Renklerin her biri ayrı güzel Özgür bir kuş olduğunu varsay, Kendi olmayı deneyimleyebilmiş Bembeyaz bir güvercinin kanatlarında uç, düşlerine doğru Sapsarı güneşine selam vererek başla gününe Masmavi gökyüzüne kaldır kafanı özgürce, dimdik Sonra gözlerini indir koyu mavi denizin derinliklerine dal Yemyeşil ağacı, ormanı içine çek, derin derin nefes al Kahverengi dallarında mola ver hayata bir daha bak, mucizeleri gör Gecenin karanlığında içine dön bak, kendini gör Sıcacık al kalbinin alevinde ısıt yürekleri yeniden, herkese aç, genişlet Tüm insanlığa gökkuşağı ile dua et Yemyeşil dört yapraklı yonca ile şans dile, doğaya Çeşitliği zenginliğe çevir Ve hatırla! Sen yoksan BİR eksiğiz SEN varsan eğer, BİZ’iz. Bütünsek var olabiliriz O zaman daha anlamlı insan olman Senden olmayan diye bir şey yok Var olan her şey senin bir parçan Yaratılan her şeyin var bir anlamı Olan her şeyin var bir sebebi Felaket yorumunu yaparken düşün Sana ne öğretmeye gelmiş olabilir? Sınavın sonundaki hayrı görmeye çalış Fark et! Ağzından çıkana bir bak Birini ne kadar incitmiş olabilirsin? Birine ne büyük ilhamlar vermişsindir ya da Söz ver, büyük sözler ver Tutmak için ada kendini Kalbini aç sonuna kadar Niyet et Emek ver Verilen her emek sonunda kapılarını açar sana Düş kur! Düşündeki OL! Düşle ki gerçeğin olsun Yaşa sen! Gelişine, akışına göre bırak kendini Değişmesi gerekmez, olması gerekmez Oldurtmaya çabalama Halihazırda olanı kabul et Zamandan bağımsız yaşa Zaman sınırlandırır An’ da yaşa, sadece gerçeğinde kal Geçmişi hatıran, geleceğini olasılık gör Kaldır seni durduran koşullarını Tutkuyla Adayarak Ölmeden ölümü düşleme Çürütme bedenini yaşarken Cenneti burada var et Özgür ol ve özgürce yaşa İyi ol, şefkatli ol, sevdalı ol Aşk’a düş Her ne için yaşıyor ya da neye inanıyorsan Bağlan ama bağımlı olma Aşk’la sev, aşkla yaşa Tutku duy her şeyi sevmeye Öyle bir duruş sergile, öyle bir yaşa ki; Sonunda önce kendi oldu, “Yaşadı be” desinler Oku, bol bol oku kâğıttan sayfaları Başka hayatları da başka düşleri de tanı, Bütün tecrübeleri sen yaşayamazsın Başka deneyimleri de fark et, saygı duy, ders al Yaşadığına, geçmişine kendin saygı duy önce Kabul et Ve sevgini hisset Sevgini paylaş Koşullandırmadan, sadece paylaş Aksın buram buram mavi berrak sevginin nehri Evren de sana karşılığını versin bolca Ve Aç kollarını Aç kalbini İnsana, hayvana, canlıya, doğaya, ağaca, gökyüzüne, toprağa, evrene Çünkü; Sorumlusun! İnsan olmaktan, insan gibi yaşamaktan, yaşatmaktan… Yaşama sahip çık! Daima gökkuşağı dünyasını düşle! Çünkü ruhun rengi olmaz!


Sağlıcakla

Aynur Görmüş