İlişkilerin ve İletişimin Sağlığı (Haziran derKi 2021'den)

Güncelleme tarihi: 7 Mar



Sağlıklı bir ilişki nasıl olmalıdır?


İletişimin sağlıklısı nasıl olur?


Buna herkes mutlaka kendi değerlerine, önceliklerine ve kendi inançlarına göre cevap verecektir.


Bazı şeyler yazılı olmasa da bir çoğumuzun doğru olarak kabul ettiği toplumsal ve insani değerler, farklı anlaşma yöntemleri vardır elbette.


Sağlıklı bir ilişkide her bireyin önce kendi başına mutlu ve huzurlu olabilmesi sonra sevme ve sevilme duygularının desteklenmesi, gerektiğinde takdir edilmesi, temel ihtiyaçlarının karşılanabilmesi ve en önemlisi öz benlikleri ile önce ayrı ayrı “ben” sonra birlikte “biz” olabildikleri bir ilişkidir.


Sağlıklı ve huzurlu bir ilişki için hem fikir olacağımız birincil adım;


· Kuvvetli bir iletişimdir.

Diğer temel davranış adımlarından bazıları da bunu takip eder.

· İletişimde olduğunuz kişinin her daim önce kendi olma hakkının olduğunu hatırlamak

· Farklılıklarınıza saygı duymak ve bunu ilişkinin zenginleştiricisi olarak görebilmek

· İyi bir dinleyici olmak

· Başkaları ile kıyaslamamak, rekabete girmemek

· Beklentilerde ve ortak vizyonda uzlaşmacı olmak

· İlişkiye emek vermek ve güçlendirmek için fırsatlar yaratmak

· Ne konuşursak konuşalım, üsluba önem vermek

· Sınırlarını bilmek ve saygı duymak


Yapılmaması gereken ya da üzerine düşünmek gereken davranışlar ise;


· Dinlememek, zihin, niyet okumak

· Açık ve net iletişim kurmamak, konuşmamayı seçmek, dolaylı iletişimle anlamasını beklemek, sanmak, zannetmeye niyetli olmak.

· Rutinlere düşmek, emek vermemek,

· Her rolde dengeli yaşamak; anne bana ya da eş rollerinin ihtiyaçlarının farkını anlamak

· Değiştirmeye çalışmak ve bunu eleştirmek


Bir kere herkesin kendisi olmasına izin vermek en önemli ilişki yönetimi belirleyicisidir.


Özgürlük çift taraflı bir ihtiyaçtır. Herkesin kendi özgür iradesi ile yaptığı seçimlere de saygı duymak, doğru yanlış yargısına düşmeden, karşımızdakini değiştirmeye çalışmak yerine, değişime neden ihtiyaç duyduğumuzu önce kendimize sormak ve sonra onunla da bunu açık açık konuşmak en sağlıklı yoldur. Kendi doğrularımıza karşımızdakini uydurmaya çalışmadan, benim dediğim doğrudan uzaklaşıp, seçimlere saygı duymak ve desteklemek, eleştirme kısmını da yapıcı yapmak gerekir.


Sağlıklı bir ilişkide açıklık, netlik, üslup ve samimiyet çok önemlidir. Dolaylı yoldan anlamasını beklemek, öyle olduğunu var saymak, zihin okumak yerine direkt iletişimi tercih edip, duyguları ifade etmeyi seçmek çok büyük bir kural olmalıdır. Bunun için sözler vermelidir bireyler birbirine. İyi günde kötü günde sadece ağızdan çıkan bir söz olmamalıdır. Sözü veren kadar tutmaya da niyet eden, bunu yerine getirmek için tüm koşullarda sorumluluk alan olmalıdır insan.


Sonra partnerimiz diye, her an her şeyi isteme bekleme hakkımız yoktur. Sınırlar herkesin ihtiyacıdır. Bu sınırları da kişi kendi belirler, karşısındakinin sınırlarına da saygı duymalıdır. Bir çift olmak, herkesle her şeyi, her an yapabilir olmak demek değildir.


İletişimin amacı her zaman aynı fikirde olmak, anlaşmak demek değildir. Önce anlamaktır iletişimin temel amacı, anlamak için de dinlemek. Aktif dinlemek demek; cevap vermek üzerine, akıl vermek, haklı çıkmaya çalışmak üzerine dinlemek değildir. Tek amaç karşındakinin ne söylemek istediği üzerine anlamaya çalışmaktır.


Düşünceleri, zannetmek, niyet okumak, zihin okumak bizi yanıltır. Yargıya sebep olur, hiç olmayan şeylere inanmamızı sağlar ve sonucu hüsran olabilir. Dolaylı iletişimle, öyle olduğunu var saymak yerine, suçlamadan, direkt duyguları konuşarak ifade etmek sağlıklı ilişkinin temelidir.


Çiftlerin fikirleri, zevkleri, hedefleri farklı olabilir ama amaç ortak bir vizyon belirlemekse, bunun için farklı fikirlerle fikir birliğini yakalayabilmeye niyet etmektir. İlişkinin ve ailenin faydasına olacak şekilde optimum faydada uzlaşmak çok önemlidir. Hem farklı fikirler birbirini zenginleştirir, geliştirir bakış açısı ile karşındakini dinleyebilmek çok değerlidir, ilişkileri çözüme götürür.


Hem istediğimiz şeyler, haklı çıkma çabalarımız, haklı olsak dahi ilişkilerin ortak menfaati için hayırlı da olmayabilir. Uzlaşmak, herkesin fikrini ortaya koymasına izin vermek, şartları kaynakları değerlendirmek, optimum çözüm bulmak konusunda faydalı olacaktır. Uzlaşmak illa fedakârlık yapmak anlamına gelmez.


Tartışmalar, hatta kavgalar da olacaktır, sağlıklı ilişkilerde bunlar da önemlidir. Tartışmak anlaşmaya, anlaşılmaya niyet etmektir aslında. Önemli olan doğru zamanda, doğru bir üslupla tartışabilmektir. İlişkide eleştiride bulunduğun şey kişilik değil daima somut bir davranış olmalıdır. İletişimde olduğun kişinin davranışlarının sürekli eleştirilmesi, kişiliği incitecektir. Bu yüzden olduğu gibi kabul etmeye çalışmak da çok önemlidir.


Farklı fikirde olduğun halde sessiz kalmaksa tehlikeli olabilir, o ilişkiden vazgeçilmiş olma ihtimalini doğurur. Konuşarak anlaşmak, mücadele etmek yerine, pasif bir iletişime geçilirse, ayrılıklar ya da beraberken yalnız hayatlara evirilebilir birliktelikler.


Alışkanlık haline getirilmesi gereken problem odaklı olmak yerine, sorunu ortaya koyup, çözüme odaklı yaklaşımlar sergilemektir. Bu da olumlu düşünce biçimi ile olabilir. Bu hep pozitif olalım demek değildir. Ortada bir sorun varsa, bunu yok sayıp pozitif düşünelim demek hiç değildir. Bu çok yanıltıcı olur, sorunları çözüme ulaştırmadan, üstünü örtmekle, sorunu daha da derinleştirmiş oluruz. Sorunlar her daim olacak, olmalı da ama biz soruna odaklı olmak yerine bunu ortadan kaldırma niyetiyle başlamalıyız yaklaşımımıza.


Bunu da neyin olmayacağına değil, nelerin mümkün olabileceğine odaklı olarak başarabiliriz.


Sağlıklı evliliklerde sorunlara 2 kişi ortak bakabilmek, birbirinin derdini küçümsemeden anlamaya odaklanmak, sorun her ne ise olanı ortaya koyduktan sonra ne yapılırsa olan olumlu yönde değişebilir diye, sonucundan nasıl bir verim çıkacağına bakmak önemlidir.


Birbirine emek vermek de çok önemlidir, hali hazırda hayatında hep cepte görmek ilişkiyi rutine ve tehlikeye götürebilir. O yüzden sohbet zamanları bulmak, beraber hayaller kurmak, yeri geldiğinde sağlıklı tartışmalar yapmak, ortak hobilere zaman ve emek harcamak önemlidir.


“Unutma ki sevgi bilinmesi değil, hissedilmesi gereken bir duygudur.”


“Anlamasını beklemeden göstermek söylemek önemlidir.”


Her bireyin ihtiyaçları, motivasyonları, ilgi beklentisi farklıdır. Sağlıklı bir ilişki için bireyin partnerinin ihtiyaçlarını bilmeye tanımaya odaklanması, onun değerlerine özen göstermesi çok önemlidir. Birbirini tanıyan çiftlerde bazen iletişim sözlü olmadan da olabilir bu sayede. Beden dilinden, ifadesinden, yaklaşımlarından neye ihtiyacı olduğu anlaşılabilir. Bu yüzden partnerini tanımak çok önem arz eder.


Cinsiyetçi yaklaşımlar sergilememek, hakkaniyetli ve adil davranmak, ailesi, yetişme biçimi, eğitimi, kültürü ile yargılamamak, rekabete girmemek, kıyaslamamak can yakmamak da çok önemlidir. Böyle hissettiğimiz zamanlarda olabilir, o zaman da kendimizi suçlamak yerine, neden bu duyguları ona hissediyorumun kök sebebine inmek önemlidir. Göreceksiniz ki karşındakiyle ilgili bir şey yok, hepsi kendinle ilgili! Zihnindeki inanç kalıplarıyla karşındakinin kıyaslıyorsun, ya da kendinde reddettiğin bir şeyi sana aynalıyor olabilir.


Günün sonunda yaşamımızda partnerimizi biz kendimiz seçtiysek, onu olduğu hali ile beğenmiş olmalıyız, bir gün değiştiririm ihtimali ile yola çıktıysak, bu kusurlu ve koşullu bir sevme biçimidir. Seçimlerimizin sonucunda beklentimiz ilişkiyi ya da partnerimizi kendimize benzetmeye niyet etmek değil, birlikte farklılıklarımızla daha zengin yaşamak olmalıdır.


Çok severim “geçinmeye gönlü olmak” lafını.


Bu da iyi niyet gerektirir. Niyetini sorgulamak, her şeyin çözüm noktasıdır.

Sonra da sorumluluklar gelir niyetlerin peşinden.


İlişkide beklentiler ve sorumluluklar dengeli olmalıdır. İletişimin ya da ilişkinin günlük hayattaki kuralları iki kişi arasında belirlenebilir.


Kısacası sorumluluğu alıp, ilişkiyi yürütmeye niyet etmeyi seçmektir!


Kendimize sürekli bunu sorarsak farkındalığımız ve çözüm odaklı bakış açımız gelişir.


Haklı olmaya çalışmayı bir kenara bırakıp, suçlu aramayıp, kendi gücümüzde olan sorumluluğu alarak ve niyet edip, iyi günde zor günde diyebilmektir!


Sağlıcakla

Aynur Görmüş