(54) Başka Hayatlara Dokunma Niyeti

Güncelleme tarihi: 21 May



Bir çoğumuzun güzel niyetleri var; çevremiz, ailemiz, dostlarımız, yaşam çemberimiz ve hatta bütün toplum ve insanlığın hayrı için bir şeyler yapmaya dair. Hatta dilimize pelesenk olmuş bir cümle haline geldi “bir kişinin hayatında fark yaratabilirsek bile ne mutlu bize” diye.


Elbette ne mutlu böyle düşünebilenlere, kalplerine böyle güzel niyetler ekebilenlere, sadece kendimizin değil de evrendeki tüm canlıların yaşamına katkı sağlamaya gönüllü olabilenlere kocaman minnetle.


Buna niyet etmek bile o insanın bütünün iyiliğine dair derdi olduğunu gösterir ve dünyayı şifalandıracak olan da budur, kendinden başkalarını da önemsemek!


Ancak iyileşme her şey önce kendinle başlıyor. Şifanı, şefkatini kendine vermeden, kendinde olmayanı başkası ile paylaşamaz insan. Önce kendi hayatımıza dokunmalıyız ki o zaman belki de başka hayatlar için çaba bile sarf etmeden doğal yoldan da ilham olabilelim. Dediğim gibi sende olmayanı başkasına da veremezsin…


Çoğu zaman kendimize samimi olmadan, başkalarına ahkam keser, akıl verir durumda buluruz kendimizi, bi fark edin! En kolayı yapılmalı edilmeli demektir ama onu deneyimlemeden, kendimizi sorgulayıp dönüştürmeden, kendimizi iyileştirmeden başkalarına faydamız olmayacağı gibi, kimsede de değer de yaratmaz söylemlerimiz. Senin oluşuna inmemiş bir değer nasıl başkasına geçsin ki?!


Herhangi bir konuyu biliyor olmak, o konuya dair yetkinliklerimizin olması kendi hayatımızda uygulamadığımız sürece bir güç yaratmaz. Yaşama uygulanmış, denenmiş, hayata geçirilmeye çalışılmış bilgi güç verir insana.

Başkaları için bir şeyler yapmak, hayatlara dokunmak istiyorsak ilk sıraya önce kendimizi koymalıyız, sevgi şefkat vermek istiyorsak örneğin, önce biz sevginin kendisi olmalıyız, kendimize özşefkatli davranmalıyız.


Bunu yapabilirsek doğal yoldan da yaşamına etkimiz olan herkese söylediklerimizle değil, yaptıklarımızla, doğal yoldan ilham olur ve fark yaratırız.


Aynur Görmüş

Düşleme Atölyesi