47-Güven Sen Ol!


Sürekli güvensizliğin dayatıldığı hatta yüceltildiği bir dünyada yaşar olduk.


İnsanlara güven olmaz, erkeklere güven olmaz, her zaman temkinli başlayacaksın ilişkilerine, hatta babana bile güvenme…vs,

En çok da “Sana güveniyorum ama etrafa güvenmiyorum” sözünü duyarız. Bana güveniyorsan etrafı neden dert ediyorsun. Bu söz eşittir “sen kandırılabilirsin, idrak edemezsin, insanlara sınır koyamazsın…” demektir, ama hani bana güveniyordun!


Hepimiz ailelerimiz tarafından bu cümlelerle büyütüldük, bunu tamamen iyi niyetle yaptılar elbette ki, bizleri korumak için ama güvensizlik nifaklarını zihinlerimize de kaydettiler, üstelik sen iyi niyetli kötü niyetli insanları da ayırt edemezsin diyerek özgüvenlerimiz daha hayata başlamadan da tükendi.


Sonra yaşamda her seçimimizi ürkerek yaptık, ürktükçe de şüphelerimizle yarattığımız o güvenilmez insanları olanları yaşamımıza çektik, deneyimlerimiz hüsran oldu.


Çünkü neyi düşünürsen o senin gerçeğin olur, neye kaygı duyarsan yaşamına çekersin. Çünkü evrende yoktan var edilen bir şey yok, hali hazırda var olan tüm deneyimlerin içinden biz düşünce gücümüzle onları yaşamımıza davet ediyoruz. Bazen bilinçli ama çoğu zaman bilinç dışı.



Çevremizde herkesin de dilindedir, ‘güvenilmez’ sözü.

Peki kime?

Etrafa!

O kim?

Herkes!

Hayır, O Senin zihnin!

Oraya bu inancı birileri koydu sen de inandın!


Birileri sana geçmişte şüphe duymayı öğretti. İster sen yaşa güvensiz OLAN’ı, ister yaşamış biri eksin zihnine, fark etmez.

Sen de bugün karşına çıkanları, dünyayı, insanları, elinde somut veri olmadığı halde, hatta hiç kimse sana bir şey yapmamış olsa bile geçmişteki verilerle etiketlemeye devam ediyorsun. Kılavuzunu ‘şüphe’ yaptın. Buna da kendini korumak diyorsun!


Korumak= Suçlamak mı?

Korumak= Sınırlar mı?

Hangisi bir daha düşün!


Bunlar bir suçlamadır, tespit ya da veri değil.

Sorumluluk alan insan hangisini seçer, kendi etki alanında olanı.

Suçlamak sorumluluğu başkasına atmaktır (bütün insanlar güvenilmezdir diyerek suçlayan olmak)

Sorumluluk almak (ben kendime etkili olabilir ve güvenilir bir insan olmayı hayatımda her koşulda yol haritam yapabilirim demektir)


Kimseye güvenme demek yerine, güvenin kendisi olmak kulağına nasıl geliyor?


Sen ancak burayı etkileyebilirsin, başkasının güvenilir olması senin elinde olmayabilir ama sen güvenilen ve güvenen olabilirsin.

Peki bir düşünür müsün?


· Herkes mutlak iyi ya da mutlak kötü olabilir mi?

· Ya da tüm insanlık kötü, her daim bizler mi iyiyiz?

· Kötülükler hep başkaları tarafından yapıyor da bizler her daim masum muyuz?


Belki de çocukluğunda sen ya da ailen öyle deneyimler yaşadın ya da yakın çevren yaşadı ki, kafanda güvenilmez kodunu inancın yaptın?


Üstelik şüpheyle her daim “güvenmemen gerektiğine” haklı çıkaracak kanıtları da her daim mutsuz olmak pahasına topladın. Bütün geçmişte bu inanca tutunmana sebep olanları bugününe kadar taşıdın.


· Peki sen güvenilir biri misin?

· Her zaman her koşulda mı?

· Güveninin sarsılmaması için başkalarına sınırların var mı?

· Suçlamak yerine sorumluluk alıp, güvenin kendisi sen olmaya hazır mısın?


Şüphe insanın zihnine bir kez kodlanırsa, artık kanıt da aramaksızın yaşamındaki her şeye sirayet eder, insanın yüreğini zehirler. Çevren, ailen, insanlar, karşı cins herkes güvenilmezdir senin zihninde, çünkü gördüğün dünya sadece ve sadece senin zihninden başkası değildir.


Bu düşünce biçiminden kurtulmazsan, yerine yeni bir düşünce biçimi koymazsan hayat hüsran olur.


Yaşamında olabilecek güvensizlikler yerine insanları hep artıdan başlatabilirsin ve ben istemediğim sürece insanlar beni üzemez, insanlar iyidir, güvenilirdir çünkü benim sınırlarım var, idrakim var diyebilirsin. Bir kere üzüldüm mü, o zaman başkasını suçlamak yerine ben nerede kendime sınır ihlali yaptım acaba diyebilirsin. Ama ne yapıp edip güvenle olan ilişkinde kendinle barışmazsan, sadece insana da değil, yaşama güvenmeyen biri olursun ve kendini korumak adına yalnızlaşırsın, bu keyifli hayat da zindana döner. Marifet yalnız kalarak kendini korumak da değil, kalabalıkların içinde sınırlarını bilerek yaşamakta.


Yaşam, doğa, insan, hayvan evren güvenilirdir, sana tersini öğretmiş olabilirler. O zaman belki buna inanmaktan başka seçeneğin yoktu ama artık farkındasın, bilinçlisin, şimdi, hemen yeni seçimini yap.


Geçmişte olanlara deneyim diye bakarak sınırlarını belirle bugün dünyanın cennet bir yer olduğuna inanarak, hayallerin uğruna yaşa, her daim güvendesin, unutma!


Olan her şeyin sana bir öğreti için geldiğini varsayarak bakarsan kim bilir neler fark edeceksin, neler keşfedeceksin. Fark etmezsen öğrenene kadar devam edecek olan. Direnme, kabul et. Yaşamda olan her şey senin için oluyor, sana rağmen, sana karşı değil, evrene, yüksek bilince teslim ol, güven!


Herkes ve her şey ve hiçbir yer güvenilir olmasa bile önce sen GÜVEN olmayı seç ve bununla yaşama ilham ol!



Sağlıcakla

Aynur Görmüş