top of page

105- Senin İçin-3

Hiç birimiz belki de bir daha aynı insan kalamayacağız!


Ama sürekli acının, sürekli öfkenin, sürekli suçlu aramanın kalana bir faydası olmayacak. Kapat biraz o ekranı, parmak sallayanlara, sürekli korku salanlara, dili öfke saçanlara aynı dille, aynı kalple cevap veren olmayı. Çürütme içini!

Peki hala nefes alıyor musun, hala canlı mısın, ayakların hala yere basıyor mu?


O zaman görev yerindeyiz, o zaman hizmete geldiğimiz bir şeye dair hala sorumluklarımız var!

Baş etmenin yollarını arıyorsun bu acılarla, isyan ediyorsun, çok kızıyorsun, öfkelisin; söylüyorum, çünkü kendimden biliyorum!

Ama artık olanlar olduysa neden demek faydasız, bu olana ne şekilde, neyle tepki veren olacaksın o önemli. Olan sana getirdikleriyle nasıl hayra dönebilir ve sen oluşunla nasıl fark yaratabilirsin, hem kendine hem bütüne, insana, hayvana, canlıya dair sen ne yapabilirsin buna kafa yormak zamanı?!


"Bahar, bir tek insanla gelebilir insana." demiştik!


Zihin sürekli çalışıyor, sürekli tepkide;

Suçluları kim bu olanların, hakkı, hukuku aramak baki, tamam!

Duygular, yaşadığımız acılar, öfkeler, keşkeler, sert bir dil, bunlar da baki, yine tamam! İnsanız keza, olmalı, olacak.

  • Ama bu duyguları, çaresizliği hayra nasıl dönüştürebilirsin, işte tam da burada irade, bilinçli düşünme gücü SEN’de.

  • Acının hayrı mı olur?! Acı geldiyse ve geri gönderilemiyorsa, acıyı birliğe dönüştürmek seçimi, gücü de SEN’de!

  • Bu acıdan neyi öğrenebilir, neyi güzelliğe dönüştürebiliriz, sorgulamak, ayağa kalkmak, harekete geçme gücü SEN’de!

Bahar yeniden gelsin gönlümüze diye şimdi sen neye hizmete gelmiş olabilirsin, bir düşün, sürekli düşün, düş’le. Ama sakın ben tek başıma ne yapabilirim ki deme.


Önce gidenlerin ruhunu sevgiye, saygıyla, bıraktıkları emanetleri koruyarak onurlandırma sırası şimdi.

Kalanlar için ise hangi oluş’da hangi duruştasın? Şikayet eden değil, suçlayan değil, sorumluluk alan olmaya dair hangi alandasın?


İnsan için, hayvan için, doğayı yeniden ayağa kaldırmak için, kültürümüzü korumak için neyle var olacaksın, sana ne görev düşüyor?


Önce kendinden başla; kendinden, kendi çevrenden, banane demeden, kötü görünür müyüm diye düşünmeden, kendi insanını, hayvanını, çiçeğini ağacını sevgiyle şefkatle sarmala. Sende çokca var yaradılışının doğası bu; almadan ver önce, SAMİMİYETLE dışardan beklediğin sen ol önce, SEVGİ ol, kalbini genişlet geride kalan herşeyi sevmeye kucak açan ol, sarmala, paylaş, sana büyüyerek geri dönüşünü de sevgiyle izle.


Eğitim her şeyin üzerinde, görmedik mi bu süreçte? Kalanların eğitimine katkı sağlayan ol,

Sadece bilgiyle değil, bilgiyi deneyimlerinle, davranışlarına da inşa et ki sadece söyleyen değil, yaşama oluşunla, duruşunla canlı canlı ilham veren ol.


Dilin, üslubun, tavrın şiddetsiz olsun, nezaketle yaklaş herkese ve herşeye, hiç kimsenin içinde ne dertleri bilemezsin. Şikayet ettiğine hak etti diye sen benzeme, sen her koşulda özünde kal, iyilikle sen yarışan ol.


Kalbini genişlet herkesi sevmeye açık ol, sadece var olduğu için, her canlının yaşama hakkına saygı duyan ol.

Hiç kimse görmese bile hakkaniyetinden, adaletinden ödün verme,

Paylaşan ol; kıtlık duygusundan çık, biriktirerek korkan değil paylaşarak çoğalan ol! Görmedik mi bir günde taş toprak bir olabilir, elinde kalanla yetinen, ama beraber doymayı da bilen


Ben tüm gücümden gelenle, tüm kalbimle seninle olmak, seni sadece dinlemek niyetiyle buradayım, yalnız değilsin! BİR olalım BİRLİK olalım, kolaylıkla şifalanalım diye...


Sağlıcakla

Aynur Görmüş





Kommentare


bottom of page